Ilk mesnevi kimin eseridir ?

Berk

Global Mod
Global Mod
Katılım
12 Mar 2024
Mesajlar
533
Puanları
0
İlk Mesnevi Kimin Eseridir? Tuhaf, Eğlenceli ve Biraz da Efsanevi!

Mesnevi denince aklımıza ne gelir? Devasa bir şiir mi? Yoksa kaybolmuş bir aşk hikâyesinin parçaları mı? Belki de tasavvufla harmanlanmış bir tür düşünsel eğlence? İnanın, hepimizin aklına farklı bir şey geliyor olabilir, ama bu yazıda "ilk mesnevi"yi keşfetmeye çıkarken, bir yandan mizahi bir bakış açısıyla eğlenceli bir keşif yapacağız. Yani, klasik bilgilere sadık kalacağız, ama eğlenmeyi de unutmayacağız!

O zaman soralım: İlk mesnevi kimin eseri? Yani, kim bu kadar derin ve ciddi bir şekilde oturup, hem hayatın anlamını hem de hikâyeleri birleştirip, şairane bir şekilde yazdı? Ve… neden mesnevi? Neden bu kadar uzun? Cevapları hem tarihsel hem de eğlenceli bir şekilde bulacağız. Hazırsanız, başlayalım!

Mesnevi: Bir Şiir Türü Ama Ne Türü?

Şimdi, mesnevi denince insanların çoğunun aklına gelen ilk şey büyük olasılıkla uzun ve anlamlı bir şiir olur. Evet, mesnevi gerçekten de uzun bir şiir türüdür, ama nedense bazıları bu türü yazarken hiç durmamış gibi, “eyvah, bu şair de biraz abartmış!” demiş olabiliriz. Yani gerçekten, yedi cilt*lik bir eseri, hemen hemen her şairin yazması kolay değildir. Ama mesnevi, sadece bir şiir türü değil, bir *düşünsel yolculuktur, bir toplumsal mesajdır, belki de derin bir felsefe veya *manevi bir rehber*dir. Peki, bu türün ilki kimin eseriydi?

İlk Mesnevi: Kim Yazdı, Ne Zaman Yazdı?

İlk mesnevi denildiğinde karşımıza Feridüddin Attar çıkar. Ama tabii ki, Mevlana Celaleddin Rumi’nin Mesnevi’sini de unutmamak gerek. Ama Feridüddin Attar, özellikle “Mantıku’t-Tayr” adlı eseriyle, aslında mesnevi türünün öncüsüdür. Şimdi bir sürü soruyla karşılaşıyoruz: "Attar mı, Rumi mi?" ve "Hangi mesnevi ilk?" İşin sırrı burada. Çünkü Rumi'nin Mesnevi’si, Feridüddin Attar’ın yazdığı mesnevi türünün bir evrimidir. Attar’ın eserleri, bir tür doğa ve insan ilişkisini anlatan sembolizmin, derin felsefeye ve tasavvufa evrildiği bir platformdur. Yani, Attar’ın yazdığı eserlerin temelleri, mesnevinin ilkesini oluşturur, ancak Rumi, bu temeli hem halkla hem de kendi manevi yolculuğuyla yoğurur.

Bir bakıma, Attar ve Rumi'nin eserleri de tıpkı Erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı ile Kadınların ilişki odaklı yaklaşımı gibidir. Attar, genelde bireysel bir yolculuk ve anlam arayışına odaklanırken, Rumi'nin eseri daha empatik ve toplumsal bağlantılarla beslenmiştir. Attar, belki de bir “pratik çözümcü” gibi bireysel manevi yolculukları ararken, Rumi “daha geniş bir duygusal ilişki ve kolektif anlam”ı ele almıştır.

Feridüddin Attar: İlk Mesnevi’nin Yazarı mı?

Feridüddin Attar, 12. yüzyıl*da yaşamış ve tasavvufla iç içe olmuş bir şairdir. En bilinen eseri, “Mantıku’t-Tayr” (Kuşların Dili) adlı mesnevisidir. Bu eser, *doğa, insan, ruh ve maneviyat ilişkisini keşfeden bir başyapıttır. Attar’ın eserlerinde tasavvufi öğretilerle birleşen bir düşünsel derinlik ve sembolizm bulunur. Bu şiir, kuşların bir araya gelerek "süleyman kuşu"nu bulmaya çalıştıkları bir yolculuğu anlatır. Her bir kuş, insan ruhunun bir yönünü temsil eder.

Şiir, insanın içsel yolculuğunu ve doğru yolu bulma arayışını anlatırken, bir anlamda psikolojik ve felsefi bir çözüm de sunar. Kısacası, Attar bir yol gösterici, bir manevi lider gibi hareket eder. Şiirinin sonunda ise kuşların gerçek amaçlarına ulaşmaları için önemli bir ders çıkar: Gerçek arayış, dışsal değil, içseldir. Attar’a göre, insan ruhunun yücelmesi, onun kendisini anlamasıyla mümkündür. Ne kadar derin değil mi?

Mesnevi’nin Bugün ve Gelecekteki Etkileri: Kültürden Tasavvufa

Bugün, Attar ve Rumi'nin eserlerinin, sadece edebi anlamda değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal etkileri hala sürüyor. İslam düşüncesi, tasavvuf ve felsefe açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu eserler, insanın içsel yolculuğuna dair derin bir anlayış sunarak, kişisel gelişim, spiritüellik ve toplumsal ilişkiler üzerine modern dünyada da etkiler yaratmaktadır.

Peki ya gelecekte? Günümüzün çok kültürlü ve dijitalleşen dünyasında, mesnevi türü belki de sosyal medya ve çağdaş kültürle daha fazla ilişkilendirilecek. Zira her bir mesnevi, aslında bir anlamda kişisel markaların veya toplumsal liderlerin kendi dünyasında iz bırakan etkilerini ortaya koyar. Bugün bir influencer ya da youtuber da kendi tarzında bir mesnevi yazıyor diyebiliriz! Belki de bu yeni nesil, Attar’ın ya da Rumi’nin izinden giderek daha fazla toplumsal sorumluluk ve manevi derinlik arayışına girecektir.

Sonuç: Mesnevi, Her Zaman Geçerli Bir Edebiyat Türü!

Nedense mesnevi gibi uzun ve derin eserlerin, sadece geçmişe ait olduğunu düşünebiliriz. Ancak Attar’dan Rumi’ye, günümüzden dijital dünyaya kadar bu eserlerin izlerini takip etmek, aslında evrensel bir insanlık deneyimini keşfetmektir. Mesnevi, tarih boyunca farklı şekillerde kendini gösterse de, hala çok önemli bir içsel yolculuk ve toplumsal bağlar kurma aracı olarak kalmaktadır.

Peki sizce, günümüzde mesnevi türü hala geçerli mi? Ya da mesnevi’nin derin felsefesini, modern dünyada nasıl kullanabiliriz?
 
Üst