GEYLAN: `SAYIN NABİ AVCI ÖĞRENCİ ANDINI KALDIRAN BAKAN OLARAK TARİHE GEÇTİ. SAYIN ZİYA SELÇUK DA ÖĞRENCİ ANDINI ÇOCUKLARIMIZA HEDİYE EDEN BAKAN OLARAK

Barcali

Member
Katılım
14 Şub 2021
Mesajlar
318
Puanları
16
GEYLAN: `SAYIN NABİ AVCI ÖĞRENCİ ANDINI KALDIRAN BAKAN OLARAK TARİHE GEÇTİ. SAYIN ZİYA SELÇUK DA ÖĞRENCİ ANDINI ÇOCUKLARIMIZA HEDİYE EDEN BAKAN OLARAK TARİHE GEÇSİN`
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 11.06.2021 tarihinde Bengütürk TV'de yayınlanan “Günün Raporu” programına katılarak, Öğrenci Andı’nın gerekçeli kararı hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Öğrenci Andı'nda yer alan Türk ve Türklük kavramı Anayasa'da ifadesini bulduğu ve devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği şekilde bir milli kimlik ifadesidir. Öğrenci Andı'nın, 2013 yılında sözde Çözüm Süreci’ne kurban edildiğini belirten Genel Başkan Geylan, andın kaldırılmasına uzanan süreci anlattı. Genel Başkan şu ifadelere yer verdi: “Kamuoyunun hatırlayacağı gibi Milli Eğitim Bakanlığı, 8 Ekim 2013 tarihinde İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 12. maddesini yürürlükten kaldırdı. Yürürlükten kaldırılan 12. Madde şu şekildeydi: Öğrenci Andı Madde 12 İlkokullarda öğrenciler, her gün dersler başlamadan önce öğretmenlerin gözetiminde topluca aşağıdaki ‘Öğrenci Andı’nı söylerler. ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım, İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!’ Yabancı uyruklu öğrencilerin Öğrenci Andı’nı söyleme zorunluluğu yoktur.” O dönemde kamuoyuna sunulan gerekçe, Öğrenci Andı’nın içeriği itibariyle toplumda güya ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir dil ifade ettiğiydi. Ülkemizde sözde 'çözüm süreci' adı altında bir 'saçılım' süreci yaşanıyordu. Maalesef, Öğrenci Andı, o dönem Çözüm Süreci’ne kurban edildi. Türk Eğitim-Sen olarak Öğrenci Andı’nın kaldırıldığı 8 Ekim 2013 tarihinde konuyu aynı gün yargıya taşıdık ve 'Öğrenci Andı ötekileştirici bir dil kullanmıyor. Öğrenci Andı ırkçı bir hüviyet taşımıyor.’ dedik. Atatürk, ‘Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir’ der. Nitekim Anayasa'nın 66. Maddesinde, ‘Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür." ifadesi yer alır. Dolayısıyla Öğrenci Andı'nda yer alan Türk ve Türklük kavramı hem Anayasa'da ifadesini bulmuştur hem de devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği bir milli kimlik ifadesidir. Tüm bu gerekçeler ile yargı sürecini başlattık. Ancak çok uzun süre yargı süreci nihayete ermedi. 24 Nisan 2018 tarihinde Danıştay 8. Dairesi tam da bizim taleplerimiz ile örtüşen gerekçeler ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2013 yılında yaptığı yönetmelik değişikliğinin yürütmesini durdurdu. Bu kararın ardından Milli Eğitim Bakanlığı'na Danıştay 8. Daire’nin verdiği kararı uygulayarak, öğrencilere tekrar hediye etmesi çağrısında bulunduk. Ancak davanın diğer tarafı olan Milli Eğitim Bakanlığı hukuki bir refleks olarak ya da siyasi gerekçeler ile temyize başvurdu. Şimdi biraz daha geçmişe, 2009 yılındaki Öğrenci Andı tartışmalarına dönmek istiyorum. Hatırlanacağı üzere Mazlum-Der adlı bir kuruluş Öğrenci Andı’nın okutulmaması için kampanya başlatmıştı. Bu girişimlerin bir başka yansıması olarak da bir vatandaş tarafından aynı maksatla Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine bir dava açılmıştı. Hatta sözde siyasal parti hdp’nin genel başkanı Selahattin Demirtaş da buna benzer bir çıkış yapmış; Öğrenci Andı’nın ırkçı söylemler içerdiğini ifade ederek, çocuğunun Öğrenci Andı’nı okumasını istemediğini belirterek, dava açmıştı. Dönemin Adalet ve Kalkınma Partili Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu MEB adına Danıştay’a bir savunma göndermişti. Bu savunmada aynen şu ifadelere yer verilmişti: “Öğrenci Andı'nda yer alan ifadeler Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırılık taşımamaktadır. Öğrenci Andı'nda yer alan ‘Ülküm, yükselmek ileri gitmektir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim' ifadeleri Anayasa'nın 2. maddesiyle doğrudan bağlantılı ve ilişkilidir. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı bir hukuk devletidir.” Ayrıca MEB, Öğrenci Andı’nın içeriği itibari ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan çocuklarımıza kazandırılması gereken tutum ve davranışları ihtiva etmesi itibari ile eğitimin bir parçasıdır’ demişti.” 2009’da bu doğru tavrı sergileyen MEB 2013 yılında ise yönetmeliği kaldırdı. Öğrenci Andı'nın kaldırıldığı dönemler sıra dışı dönemlerdi. Artık normale dönelim. Milli Eğitim Bakanlığı'nın normalleşen koşullara göre pozisyon değiştirmesi gerektiğini söyleyen Geylan, “2009 yılında bu görüşleri bildiren Milli Eğitim Bakanlığı, 2013 yılında ise farklı söylemlerde bulundu. Peki 2009 yılından 2013 yılına kadar değişen neydi? Bakınız iktidar aynı, değişen ise siyasi iklim idi. Andımız ne yazık ki 2013 yılında çözüm sürecine kurban edilmiştir. Şunu ifade etmeliyim ki, maalesef o dönem birçok kurum ve kuruluş sözde 'çözüm süreci' peşine takılmış, adeta meçhule doğru ülkemizi yuvarlıyordu. Öğrenci Andı'nın kaldırıldığı dönemler işte böyle sıra dışı dönemlerdi. Artık ivedilikle normale dönülmesi gerekmektedir” diye konuştu. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk'a çağrıda bulunan Geylan, “2013 yılında Nabi Avcı Milli Eğitim Bakanıydı. Sayın Nabi Avcı, Öğrenci Andı'nın okullarda okutulmasını yasaklayarak tarihe geçti. Artık ülkemizde iklim değişti. 2013 yılında yaşanan akıl tutulması sona erdi. Devletimiz, rotasına oturdu. Dolayısıyla Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk, Öğrenci Andı'nı tekrar öğrencilerimize hediye eden, okullarımıza kazandıran Milli Eğitim Bakanı olarak tarihe geçmelidir” diye konuştu. Bir yanda Öğrenci Andı'na ders kitaplarda yer vereceksiniz diğer yanda Öğrenci Andı'nın okutulması için yapılan düzenlemeyi iptal edeceksiniz. Bu bir tenakuzdur. İDDK’nın bu gerekçeli kararıyla aslımda Bakanlığa pas attığını söyleyen Genel Başkan Geylan, "Geçtiğimiz gün yayınlanan İDDK kararındaki bazı hususların altını çizmek istiyorum. Aslında yayınlanan gerekçeli karar MEB’e pas atıyor. Şöyle ki; gerekçeli kararda Öğrenci Andı’nın hala eğitim ve öğretim materyali olarak kullanılmaya devam edildiği belirtilmekte ve içeriğinin ise Anayasa ve yasalara uygunluk taşıdığını ve özellikle de 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan amaçlarla da örtüştüğü ifade ediliyor. O halde soruyoruz: Metnin ihtiva ettiği değerler Anayasa ve yasalara uygunluk taşıyorsa ve özellikle 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan amaçlarla örtüşüyor ise Öğrenci Andı'nın okutulması neden iptal edildi? Bakınız 1.,2.,3. sınıf ders kitaplarında Öğrenci Andı yer almaktadır. Bu, ‘Öğrenci Andı'nın ihtiva ettiği değerlerin çocuklarımıza kazandırılması için ders kitaplarında yer alması gereklidir’ anlamına gelir. Dolayısıyla burada bir tezatlık vardır. Bir yanda Öğrenci Andı'na ders kitaplarında yer vereceksiniz, diğer yanda Öğrenci Andı'nın okutulması için yapılan düzenlemeyi iptal edeceksiniz! Bu bir tenakuzdur. Milli Eğitim Bakanlığı'nı bu ikilemden kurtulmaya davet ediyorum." ifadelerini kullandı. Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir düzenleme yapmaz ise, Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi, 'Öğrenci Andı' okutulmasını deklare edecektir. Milli Eğitim Bakanlığı yönetmelikte ister düzenleme yapsın ister yapmasın, Türkiye sevdalısı öğretmenler olarak Öğrenci Andı'nı okutmaya devam edeceklerini kaydeden Genel Başkan Geylan şunları kaydetti: "Temyiz süreci iki yıldan uzun sürdü. Danıştay İDDK, 4 Şubat 2021 tarihinde karar verdi. Karar gerekçeleriyle kamuoyuna yansıdı. Buna göre İDKK, Danıştay 8. Dairenin yürütmeyi durdurma kararını bozdu. Dün itibariyle karar Danıştay'ın web sitesinde yayınlandı. Peki kamuoyunu ilerleyen süreçte neler bekliyor? Bilindiği gibi okullarımızda şu anda Öğrenci Andı'nın okutulmasında bir engel yoktur. Ancak öğrencilerin hep beraber okul bahçesinde okutulmasında sıkıntı vardır. Bu nedenle diyoruz ki; Milli Eğitim Bakanlığı yönetmelikte ister düzenleme yapsın ister yapmasın, Türkiye sevdalısı öğretmenler olarak Öğrenci Andı'nı okutmaya devam edeceğiz.” Yeni bir düzenleme yapılmasını isteyen Geylan, “Öğrenci Andı’nın hiçbir tartışmaya mahal vermeden eskiden olduğu gibi törenle okullarda okutulmasını sağlayın! Eğer Milli Eğitim Bakanlığı bunu yapmaz ise; Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi, üyelerimize 'Öğrenci Andı' okutulmasını deklare edecektir. Ayrıca Türk Eğitim-Sen üyesi Türkiye sevdalısı öğretmenlerimiz Öğrenci Andı’nı okutmaya ve ihtiva ettiği değerleri öğrencilerimize kazandırmaya devam edecektir." ...:: GENEL BAŞKANIN AÇIKLAMALARI İÇİN TIKLAYINIZ ::...

turkegitimsen.org.tr adresinden alıntılanmıştır. Haberin kaynağı için siteyi ziyaret ediniz.
 
Üst